GeCe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GeCe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

GeCe - Sen yeter ki iste!

Hollanda’ya taşındıktan sonra benim gibi birçok arkadaşım Türkiye’de iyi durumdaki işlerini bıraktı. Tabi hepsi çocuklu. Ülke değiştirmekten ve çocuktan ötürü mesleğe verilen aralar büyüdü. Hatta yeniden çalışıp çalışmamak konusunda tereddütler oluştu.

Sıkça konuşuyoruz. İşini bırakanlar pişmanlık yaşıyor ama diğer yandan da bırakmaya mecburlar. Burada yeniden iş dünyasına girmek ise, bazıları için kolay değil. Branşlardan, denklik sorunlarına, dile hakimiyetteki eksiklikten mecburi aranın getirdiği geride kalmışlığa kadar bir çok neden var anlayacağınız.

Bana soranlara ise her zaman şunu dedim, istersem yaparım. Çalışmak istediğimde yeniden dönebilirim, başka bir alana kaymak istersem onu da yapabilirim. Yeter ki isteyeyim mutlaka bir yol bulunur.

Tabi böyle konuşurken herhangi bir piyasa araştırmasına dayanarak konuşmuyorum. Birincisi verdiğim ara zaruri idi, hatta ben bunu tercih ettim bile diyebilirim (aksi yönde çaba göstermediğim için), kendimi hazır hissettiğimde bir müddet çalışır eksiğimi kapatırım, bilgilerimi güncellerim, gereken neyse yaparım. Olur mu olmaz mı, çabuk olur mu, uzun süre mi, bu süreç yıldırır veya küstürür mü bilemeyeceğim. Henüz o noktada değilim (ona gelirsek çözümünü ararız), şimdi ilgilenilmesi gereken ön aşama olmalı.

Bunu arkadaşlarıma söylediğimde beni aşırı özgüvenli hatta biraz da uçuk buluyorlar biliyorum. Fakat o kadar çok olumsuzluklara yoğunlaşıyorlar ki, neler yapabilirim kısmını düşünmeye geçemiyorlar. Bazen bak şunu yapabilirsin, bunu yapabilirsin diye tavsiye veriyorum fakat umutları olmuyor.

Kendime gelecek olursam, her zaman içten gelen bir his ile, vakti geldiğinde yeniden işe döneceğimi biliyorum. Ne zaman, nasıl, nerde bilemem. Ama istediğimde olmaması için bir neden yok. [ Tabi bunu yazarken sanki herşey benim elimdeymiş gibi algılanıp, takdiri ilahi’ye inanmadığım düşünülebilir. Fakat aslında belirtmek istediğim, işin bana düşen kısmını yapma konusu. Yani gerçekten istediğimde, zamanımı planlayabilir, ona gereken emeği verebilirim. Ve inanıyorum ki gereken şey layıkıyla yapıldığında su yolunu bulur]

İşte şimdi depolarım konusuna bağlayacağım. Buraya yazdığım hedeflerim fazla değildi, biri fazla kilolarımdan kurtulmak, diğeri de mesleğimle ilgili ön hazırlık yapmak. Birincisi oldu ve hiç sorunsuz devam ediyor.

İkincisi olamadı. Hiç elim gitmedi, canım istemedi. Neden diye sorguladım bolca. Hatta artık mesleğimi sevmediğimi, akademik hayatı istemediğime kanaat getirmiştim. Beni bu işe heves ettiren bir kıvılcım bulamıyordum içimde. Yeni yıl ile birlikte yeni hedeflere yelken açmayı kafama koymuştum.

Ta ki üç gün öncesine kadar. Hollandaca konuşma kursundan bir arkadaşım (ki benim akademik geçmişimi biliyor) hiç aramadığım halde bana bir ilan gönderdi. İlk gün bakmadım, sonraki gün boşa anımda inceledim. İçimde kelebekler uçmaya başladı. İki gündür ise kafamda hayaller hayaller... Kafamdan yaptığım iş görüşmeleri (oysa daha başvurmadım bile), eğer çalışırsam yapabileceğim şeylerin hayalleri... Tamamen 180 derece dönmüş ve aşırı istekli haldeyim.

Tabi bunu da sorguladım, neden bu kadar çok istiyorum diye. Asıl beni heyecanlandıran ne? Pozisyonda bir doktora öğrencisine danışmanlık detayı beni can evimden vurdu. Ben bildiklerimi aktarmayı, öğretmeyi seviyorum. Ha bir de yeni şeyleri nasıl öğreneceğimi, öğrendiklerimi nasıl öğreteceğimi de biliyorum. Bu beni öyle heyecanlandırıyor ki olası tüm olumsuz ihtimalleri göz ardı etmemi sağlıyor. Resmen bir deli cesaretine girmiş haldeyim.

Şimdi o iş olur mu, olmaz mı bilmiyorum. Fakat 2018, son dakika golü olarak bana bu konudaki tereddütlerime parlak bir ışık yaktı. Öyle ki gözlerim ışıldıyor düşündükçe. Şimdi bu konudaki depomu da tamamladığımı biliyorum. Sorgulamalarım sonuçlandı, fikrim netleşti ve ben şimdi neyi istediğimi iyi biliyorum.

Ve isteyince yapabileceğimi de...Hadi inşallah.

Herkese yeni heyecanlarla dolu mutlu bir yıl diliyorum.
Share:
Devamı

GeCe- Uzun Aradan Sonra Merhaba

Merhaba!

Dün gece çocuklarla sızıp sabahın köründe uyanınca, bloğa yazabilmek için ekstra zamanım oldu. Birkaç haftadır yazamadım ve biraz duygusal olarak yoğun günler geçirmiştim. Hatta hafif depresif hissediyordum ki en son geçtiğimiz hafta bir sabah uyandığımda, normalde her sabah uyanınca beni selamlayan ancak bu süreçte hiç duyamadığım içindeki çocuk neşesini birden duyuverdim. Hoşgeldin yeniden dedim, iyi ki geldin! O gün bu gündür daha iyiyim.

Bu sürece başlarken kendime iki ana hedef koymuştum. Çünkü zaten öncesinde yapmaya başladığım ve günlük rutinime kattığım şeyler vardı. Hollandaca derslerim, kitap okumalarım, dolu dolu yaşam, ehliyet almak ve araba sürmek gibi. Öncelikle biraz bunlardan da bahsetmek istiyorum.

Hollandaca dersini, haftada bir online alıyorum. Çok çeşitli kurslar var elbette ama mevcut şartlar altında bir kursa gidecek yeterli zamanım olmasını beklersem daha çok beklemem gerekecekti. Şimdi yol için zaman kaybetmiyorum, birebir olduğu için daha hızlı ilerliyoruz, bazı aksiliklerden dolayı ders iptal olursa geride kalma problemi yok. Çok memnunum. Bir de özellikle aranmadığım halde karşıma ücretsiz bir konuşma dersi çıktı. Bir sabah ona katılıyoruz 5-6 arkadaş. Öyle eğlenceli geçiyor ki resmen kahkaha terapisi oluyor bana. İyi ki katılmışım. Konuşma konusunda çok gerideyim ama gramerde A1, A2 bitti, B1 e başladım bile. Eğer o geniş zamanları bekleseydim şimdi hala sıfırda olacaktım.

Sene başında yıllardır kullanmamakta direndiğim Goodreads uygulamasını indirip üye olmuştum. Orada reading challenge 2018 diye bir etkinlik varmış. Biraz abartarak 50 yazdım. Çocuklardan önce haftada 2-3 kitap okurdum ama çocuklardan sonra yılda 20-30 a düşmüştü. Bu yıl dedim zorlayayım. Şimdi 40 kitap bitti, bazı yarımlarım devam ediyor, herhalde 45 ile biter gibi, ki bence harika bir sayı ancak belirtmek isterim ki bu sayılar kimsenin gözünü boyamak için değil sadece kendi kendime giriştiğim bir oyun.

Ehliyet alma işini senenin ortalarında başarmıştım çok şükür. Nasıl anam ağladığını da blogda yazmıştım. Şimdi öyle uzak geliyor ki o günler. Artık arabam var, sürüyorum ve eskiden marketten bisikletle veya yürüyerek taşıdığım onca yükü nasıl taşıdığıma nasıl yaptığıma şaşıyorum. Geçtiğimiz hafta sırf yürüyüş olsun diye markete gittim ve tabi alacaklarımı abarttım (8 kg deterjan taşımak senin neyine). Bir elimde yiyecek poşeti bir elimde deterjan 1 km uzaklıktaki marketten eve yürüyünce arabanın nimetini daha iyi anladım. Yine de gocunmam, ara sıra bunu da yapmak lazım.

Dolu dolu yaşam konusu ise şöyle. Günlerimi verimsiz, boşa geçmiş gibi değil de, her ne yapıyorsam değer katmayı, değerlerini arttırmayı, kendime, aileme, yaşam alanımıza özen göstermeyi, yemeklerimizi sağlıklı, birlikteliklerimizi anlamlı kılmayı amaçedinmiştim yine sene başında. Yani kısaca hayatımızı renkli geçirmeyi istiyordum. Bunun için evimi huzurlu ve ferah tutmaya çalışıyorum, çocuklarımın çocukluklarını mutlu geçirmeleri, onların donanımlarını arttırmak için çalışıyorum. Yemeklerimizi sağlıklı tutmaya uğraşıyorum. Kendime de özen gösteriyorum, arada arkadaşlarımla çıkıyorum. Yani dışardan bakınca fazla gözönünde olmayan ama içine girince ufak ufak o kadar çok detay var ki bu standartları koruyup devam ettirmek için, herhalde enerjimin büyük çoğunluğu buna gidiyordur. Ve işin ilginç yanı, zaten standardı düşük veya yüksek olsun, bütün bunlar en çok zaman ve emek harcadığımız şeyler. Ben de diyorum ki, madem illa ki efor sarfedeceğim bari sonuçlar iyi olsun, içinde yer alan herkes keyif alsın, hayatımız mutlu geçsin. Çok şükür bin şükür çocuklarım bunun sinyallerini veriyor. Mutlular, günden güne olumlu gelişmeler kaydediyorlar, yuvamızı seviyorlar, daha ne olsun.

Gelelim bu bloğa koyduğum iki hedefe. Biri zayıflama biri fizik idi. Fizik çalışmalarım olduğu yerde sayıyor. Metaryelim de hazır halbuki ama elim ona gitmiyor. Farkettim ki aramızda geçmişte yaşadıklarımdan doğan bir küskünlük var. Biraz bu durumu inceleyip üzerine gitmeye karar verdim. Tekrar istekle ve şevkle buluşmak için ne yapmak lazım ona bakacağım.

Veee diyet. İyi ki ertelemeyip bu işe girişmişim, 6 hafta bitti diyetimde ve -4,5 kg dayım. Vücut kitle indeksine göre 2,5-3 kg kaldı vermem gereken. Bakalım bundan sonrası nasıl gidecek meraktayım. Yeni yıla fit girecek miyim giremeyecek miyim göreceğiz :))

Benden haberler bu kadar. Hepimize bol tickler diliyorum 🙏🏼
Share:
Devamı

GeCe- Tatil Modu

Yaşadığımız coğrafyada sonbahar tatili haftası bu hafta, bazı okullar haftaya açılacak, bazıları da bir sonraki hafta. Bizimki kısa tatili olan okullardan çok şükür.

Aslında çocuklarla evde olmayı seviyorum fakat biri hasta olup diğerinin de sürekli oyun istediği şekilde evde olmak tam kafa yedirten bir olay. Hikayeye bir de 3 günlük tatilin çamaşırlarını eklersek daha şenlikli oluyor.

Bu hafta tatil nedeniyle yoga hariç bütün derslerim iptal. Zaten onlar da tatil yapıyor. Eşimin fazla izni yok diye Cuma akşam gidişli, Pazartesi öğlen dönüşlü bir tatil ayarladık. Hollanda içinde termal havuzlara yakın bir vakantie park’ta iki aile yanyana iki bungalowda kaldık. Orman içinde, göl kenarında harika bir yerdi. Bir öğleden sonrayı iki anne tek çocuksuz termal havuzlarda geçirdik. Muhteşemdi. Sadece fiziksel olarak değil, 4 saat boyunca aralıksız çene çalıp ruhsal olarak da rahatladık.

Oğlumun hastalık belirtileri orada kendini göstermeye başlamıştı aslında. Geldikten sonra üç gün aşırı mızmız geçti. Dün bir ara çaresizlikten ağlayacaktım neredeyse. Hasta diye çorba yapacağım (ağzında yara çıktı sadece süt içti günlerdir, bu yüzden halsiz ve kucağımdan inmiyordu) ama yapamıyorum. Boynuma yapışık, sürekli onu sevmemi istiyor. Ablası durmadan birşeyler istiyor. Evin işleri bir yana, çorba yapıp içirebilsem kendine gelecek ama onu da yapamıyorum. Vicdanım kahrolarak oğlumu üzerimden attım, bana küstü, yarım saat kıpırdamadan oturdu. Sonra çorba içince biraz düzeldi neyse ki. Bugün daha iyi, daha rahat yiyebiliyor.

Konu epey dağıldı ama tatil sebebiyle aksayan rutinlerimi hafta bitene kadar tamamlamayı umuyorum, diyet konusunda bir sorun yok çok güzel devam ediyor. Üstelik yarın 3 hafta bitmiş olacak ve şu an iyi ki başlamışım diyorum. Üç hafta gerçekten kısa bir süre ve hiç birşey yapmasaydım hiç birsey değişmemiş olacaktı. Oysa şimdi epey yol aldım. Ne tuhaf bir anlık kararlar ciddi sonuçlar doğuruyor.
Share:
Devamı

GeCe- Kayıp Zamanı Keyifli Hale Getirmek

Belki benim karakterimden, belki iki çocuklu anne olunca zor bulduğum zamanların kıymetini bilmekten bilemiyorum, gün içinde zamanımı olabildiğince verimli ve keyifli hale getirmeye çalışıyorum. Daha ilk yazımda bahsetmiştim, günün büyük bir çoğunluğunda mecburi olarak yapmam gerekenler var ve onları o kadar uzun zamandır tekrar tekrar yapıyorum ki, kendi kendime bu oyunları oynamasam kafayı yiyebilirdim. Bu yüzden belki hayattan bezmiş görünmüyorum, hala neşemi koruyabiliyorum. Bu yazıda kısaca neler yaptığımdan bahsedeyim.

Hergün yapmam gereken işlerin başında, ev düzeni, yemek ve çocuklarla ilgilenme geliyor. Ev düzeni konusunda, üzerinde çok kafa patlattıktan sonra olabilecek en pratik çözümlere ulaştım. Her gün belli başlı şeyleri kısa sürede yapabiliyorum. Diğer yandan düzenli bir evin, çocukların huzurunu olumlu anlamda etkilediğine çok şahit oldum. Tıpkı günlük rutinlerin onları güvende hissetmesini sağladığı gibi, düzenli ev de benzer etkiyi sağlıyor. Aradığı şeyin nerde olduğunu bilmek dünyanın karmaşıklığını azaltıyor, önceden hazırladığım gruplandırmanın kendileri tarafında devamını sağlamak onların, hayatlarını nispeten kontrol edebileceği bilgisini veriyor. Ev düzeninin sadece evi toplamak değil, onlara sıcak ve huzurlu bir ortam sağlayacağını, bazı beceriler kazandıracağını bilmek bana haz veriyor. Böylece ev işi üzerimde külfete değil, eğlenceye dönüşüyor.

Yemek hazırlama konusunda da benzer şekilde. Burada dışardan alıp yeme imkanı oldukça nadir. Fırında hazır ısıt ye yemekleri marketlerde oldukça yaygın ama pek tercih etmiyorum. Dolayısıyla hergün yemek pişiyor bizim evde. Yemek yapmayı seviyorum ama yine bunu kendim için eğlenceli hale getirmeye çalışıyorum. Yeni lezzetler deniyorum, sofrayı misafir gelecekmiş gibi hazırlıyorum. Çok çeşit yapıyorum. Ben ve ailem de misafir özenini kesinlikle hakediyor.

Çocuklarla ilgilenme kısmına gelince, genelde evde beraber vakit geçirme ve dışarda bir yerlerde bekleme olarak ikiye ayırabilirim. Dışarda iken genelde yanımda sohbet edecek birileri oluyor, o zaman sosyalleşmenin tadını çıkarıyorum. Eğer kimse yoksa amatör olarak ilgi duyduğum fotoğraf çekimine, eğer daha uzun vaktim varsa kitap ve öykü okumalarına vuruyorum kendimi. Evde çocuklarla birebir oyun zamanı eskiye nazaran oldukça azaldı ama, bazen sadece yanlarında durup onlara bakmamı, veya oyunlarına meteryal sağlamamı istiyorlar; boya getir, su getir, şurayı sil... gibi. Ve tabi konsantre ilgi. Aferin, bravo, şurayı yeniden yap, böyle denemek ister misin... şeklinde onları takip ettiğini belli eden yorumlar. Ve mutlaka aynı odada bulunmamı istiyorlar, genelde kitap okuyup örgü örerek eşlik ediyorum.

Depolarıma gelecek olursam, ikisi de hala sallantıda. Tam anlamıyla rutine girmedi ama başladı. Eh bu da bir gelişme sayılır.

Sevgiler






Share:
Devamı
,

GeCe- Planlarimiz Ne Kadar Gercekci


Merhabalar yeniden. Ilk yazimi yazdiktan sonra, haftasina gidisat raporu verecektim ama tabi ki mumkun olamadi. Neden dersen, cevabi kolay cocuklar, ek cikan isler vs.. seklinde bir suru mazeret siralayabilirim. Fakat dusununce isteseydim yapabilecegimi, daha dogrusu planlama yaparken goz onune almadigim seyler oldugunu farkettim.

Hedef koymak sanirim isin en kolay kismi, fakat hedefe dogru gitmek kisminda cuvalliyoruz. Dusununce hedefe giderken cizdigim (belki hepimiz icin gecerli bilemiyorum) yolun tam hatlariyla cizilmedigini farkediyorum. Kendi hedeflerim icin konusacak olursam, meslegimle ilgili okumalar yapacagimi soylemistim. Fakat bu okumalarin belirlenmesi, hazirlanmasi, print edilmesi gibi bir cok ufak detay var. Nedense bu detaylari isten saymayip atliyorum ve onlara zaman ayirmadigim muhletce (ki bu isin on hazirliklari bunlar, olmazsa baslayamam) baslayamiyorum. Birisi benim icin bu mucizeyi hayata gecirmeyecek, tamamen ben yapmaliyim, ve programimin icinde buna da zaman ayirmaliyim.

Bir diger goz ardi ettigim nokta, eger yapacagim is baska kisilerin de katkisini iceriyorsa, onlarin sartlarindaki mumkun belirsizlik ihtimallerini goze almak. Evdeki printerin kartusu bittiginden kocam is yerinden cikartacakti dokumanlarimi. Fakat ne oldu, kocam gecen hafta boyunca 5 gun evden calisti ve hic ise gitmedi, haliyle dokumanlarim hala yok. Bu hic mi hic planlamadigim birseydi. Alternatif bir plan hazirlayip hayata gecirebilirdim ama bunu da ben istemedim, cunku biliyorum ki alternatifi duzeltmek icin daha sonra yeniden zamana ihtiyacim olacak. (ornek uzerinden konusursam, eskisi gibi bilgisayardan okurdum, notlar alirdim ama daha sonra o notlari temize gecmem gerekirdi gibi)

Tabi bu ornekler cok basit oldu ama biraz daha dusununce her turlu meselede bu tip komplike ongorulmemis / plana dahil edilmemis / bosverilmis detaylar oldugunu farkediyorum. Ve bunlar cok basit bir sekilde cozulebilecek iken, belirsizliklerinin yarattigi etkinin hasari oldukca buyuk. Bir dahaki sefere bu ihtimalleri es gecmeyecegim.

Bunlar disinda hedeflerimden baslamak icin on hazirlik gerektirmeyenlerine basladim, rutinime kattim ve gayet memnunum. Ustelik bunu yapmak oyle kolay oldu ki, hala saskinim. Belki diger kisimlar da ilk asamayi gectikten sonra cok kolay olacak.

Hadi insallah.
Share:
Devamı

Temiz Baslangiclara Ferah Bir Tema

Bu bogun kurucusu ve moderatoru, Kahve Hanim'cigima yardim olsun diye bir kac gadget duzenleyecektim ki kendimi komple tema yaparken buldum :) Hic kimseyle fikir tartismasi yapmadan hazirladigim icin eger hosunuza gitmeyen yerler olduysa lutfen belirtiniz degistirelim :)

Simdi mobil cihazlardan da ayni bilgisayarda goruldugu gibi gorulecek ve ust menuden yazarlara ulasilabilecek. Iyi gunlerde kullanmak dilegiyle.
Share:
Devamı
,

GeCe- Her İşin Başı Planlama


Sevgili Kahve bu projeye başladığında çok heyecanlanmıştım. Ben de katılmalı ve özellikle iki konuda depomu boşaltmalıydım. Fakat maalesef hayatım o kadar yoğun ki, ekstra şeylere yer açacak zamanım bile yokken, bir de bu bloğa yazmaya nasıl yetişecektim.

Dün gece epey geç bir saatte aşağıda paylaşacağım listeyi çıkardım. Hafta içi günlerim böyle geçiyor. Hafta sonu cumartesi öğleden sonralarımız ve pazar tüm günümüz boş ama genelde doğumgünleri, ziyaretler, çocuklar için festival gibi aktiviteler ile doluyor, hiç birşey yoksa aile zamanı olarak kalıyor. Tabi haftasonundan 2-3 saati evin “derin temizliği”ne de ayırmaya çalışıyorum. Sonuçta haftasonunu kişisel zaman açısından es geçiyorum.

Listeyi yazıp tepeden bakmak bana çok çok iyi geldi. Aslında boş zamanım bile varmış, çok mesudum 😁 Öyle ki dün gece 2,30 a kadar uyuyamadım heyecandan. Fakat hayır hiç de yorgun değilim, aksine bir rahatlama geldi üzerime. Çünkü artık yukarıda bahsettiğim iki konu için nasıl zaman ayıracağımı çözdüm.

Programa göre 2 sabah yaklaşık 3 saatlik ve haftasonu akşamlarını da sayarsam 4 gün 1,5-2 saatlik kişisel zamanım var. Yay! Sabah saatlerindeki boşluk zaman zaman arkadaşla kahve ve market şeklinde doluyor ama akşamlar hala cebimde. Tabi çocukların geç yatmaması şartıyla🙈

Normalde yeni bir planı, hayatıma rutin şeklinde sokabiliyorsam ona devam etmek çok zor değil benim için. Rutinlerin sürekliliğinde harikayım. Ancak işte onu rutine oturtabilmek sıkıntılı. Geçtiğimiz kış aylarında mesleğim olan fizikle ilgili okumalarına başlamış ama hastalıklar, zamanı düzene sokamamak yüzünden devamı gelememişti. Bu işi, oğlumun ilkokula başlayacağı ocak ayına erteleyip duruyordum. Çünkü şimdi haftada 4 gün/ 3 saat kaldığı okulda, 5 gün /6 saat kalacak ve ablasıyla aynı anda gidip gelecek. (İki kere git gel değil 1 kere git gel olacak rüya gibi). Ve bu bana 5x6= 30 saat boş zaman getirecek 💃🏼

Fakat şimdi görüyorum ki, akşamki boş zamanlardan 2’sini buna ayırabilirim. En azından hazırlık anlamında. Normalde bilgisayarı açar, bir yandan okur bir yandan farklı sekmelerde yeni bilgileri araştırırdım. Şimdi bilgisayar açmadan (çok zor geliyor ve zaman kontrolünü zorlaştırıyor) bir akşam kağıt üzerinden okuyup Notlar alarak, diğer akşam da notlardaki soruları araştırarak ilerleyebilirim. 100 gün sonunda hedefim bir review kitabını bitirmek. Fizikte önceden çalıştığım konuyu bir miktar değiştireceğim için yeni bir konuya başlamanın en iyi yolu, iyi bir review kitabını hatmetmek. Kitabı bitirip daha çok zamanım kaldığımda bir makale üzerine çalışabilirim.

Bir diğer konu tabi ki kilo. En az 5 en çok 10 kg versem çok iyi olacak. Biliyorum çok değil bu miktar, bir iki şok diyetle bile verilir diyenler var. Fakat bende öyle işlemiyor. Bunlar çok yıllanmış yağlar olduğundan kolay gitmiyor. Üstelik beslenme düzenim bence gayet hafif, aktivitelerim oldukça çok ama... En sonunda bir destek almaya karar verdim ve dün biriyle irtibata geçtim. Tabi spor anlamında da ek birşeyler yapmam ve buna zaman ayırmam lazım. Bir akşam yoga var cepte, geriye kalan 2 akşam da spor salonuna gitsem mi diye düşündüm ancak önümüz kış ve gözümde büyüyor. Onun yerine evde hiç kullanılmadan duran cross trainer ile yarımşar saat çalışmaya karar verdim. Hem yarım saatten sonra kalan sürede bazı blog işleri (yeni bir projem var) ile ilgilenebilirim iki gün.

Süresinden ve ne kadar kalori yaktığımdan ziyade bunu bir rutine oturtmak asıl hedefim. Çünkü nedendir bilmiyorum sporu hayatımıza kattığımızda kalori olarak çok fazla yakmasak bile mental bir zırh mı oluşturuyor, yoksa metabolizma mı çalışıyor bilmiyorum, 5 dakika dahi düzenli yapsan etkisini gösteriyor. Yani sporun hayatımıza katkısı kesinlikle o anda yaktığın kaloriden çok daha fazla.

Bunun dışında gün içinde zorunlu olarak yaptığım işler var. Ev toplamak ve günlük yemek hazırlanması bunların en önemlileri ve oldukça da zaman götürüyor. Bu zamanları biraz daha etkin kullanmak üzere kafamda birkaç düşünce var ama henüz tam programlayamadım. Bir sonraki yazı da o konu üzerine olsun madem.

Hoş buldum :)

P.s. İşte benim hafta içi saat saat programım. Okumak zorunda değilsiniz tabi 😊
—————

Pazartesi
7.15-8.15 kahvaltı ve okul hazırlığı
8.15-8.40 okula gidiş dönüş
8.40-9.00 kahvaltı, masa toplama
9-11 Hollandaca konuşma dersi
11-11.40 evi düzenleme
11.45-12.00 Eren’i okuldan alıp eve gelme
12-13 öğle yemeği ve beraber zaman
13-15 Eren için oyun ablası, bu arada kalan ev işleri ve yemek hazırlığı
14.15-14.30 Dila okuldan alıp eve gelme. Şanslıysak hemen
14.30- 15.30 Dila yemek ve dinlenme molası (yemek hazırla vs). Kendime kahve molası
15.30-17 çocuklarla oyun + ev işleri (genelde sabahtan beri yıkanıp kurumuş olan çamaşırı katlama)
17-18 Dila jimnastik dersi
18-19 akşam yemeği
19-20 uykuya hazırlık ve şanslıysak
20.30 çocuklar uyur
20.30-22.00 Hollandaca ders/ ödev
22-23.30 anne baba zamanı
23.30-12 (12.30) okuma (kitap, ekran)

Salı:
7.15-8.15 kahvaltı ve okul hazırlığı
8.15-8.40 okula gidiş dönüş
8.40-9.00 kahvaltı, masa toplama
9.30-11.00 Hollandaca online ders
11-11.40 ev toplama, duş alma
11.45-12.00 Eren’i okuldan alıp eve gelme
12-14 öğle yemeği ve beraber zaman
14.15-14.30 Dila okuldan alıp eve gelme.
14.30- 15.30 Dila yemek ve dinlenme molası (yemek hazırla vs). Kendime kahve molası. Bazen okuldan gelmemiz 15.00 i buluyor.
15.30-17.30 Dila için oyun ablası. Bu arada Eren’i oyalama, akşam yemeği hazırlama
17.30-18 hepimize mola
18-19 akşam yemeği
19-20 uykuya hazırlık ve şanslıysak
20.30 çocuklar uyur
(Yakın zamana kadar uyumaları 9-9.30 dan önce değildi)
20.30-22.00 ?
22-23.30 anne baba zamanı
23.30-12 (12.30) okuma (kitap, ekran)


Çarşamba
7.15-8.15 kahvaltı ve okul hazırlığı
8.15-8.40 okula gidiş dönüş
8.40-9.00 kendime kahvaltı, masa toplama
9-11.40 (boş zaman) genelde arkadaş randevuları bu saate geliyor.
11.45-12.00 Eren’i okuldan alıp eve gelme
12-12.30 okul çevresinde oyalanma
12.30-13.30 Dila okuldan alma, okul bahçesinde oyun, eve gelme.
13.30-14.15 öğle yemeği ve çocuklara dinlenme, benim için yol hazırlığı, akşam yemeği hazırlığı
14.15-14.45 araba yolculuğu ve varış
14.45-15.00 binicilik dersi hazırlık
15.00-16.00 dilanın binicilik dersi
16.-16.30/45 ders sonrası mekanda oyalanmak
16.30-17.00 eve dönüş
17-18 çocuklara mola, bana yemek hazırlığı
18-19 akşam yemeği
19-20 uykuya hazırlık ve şanslıysak
20.30 çocuklar uyur
20.30-22.00 ?
22-23.30 anne baba zamanı
23.30-12 (12.30) okuma (kitap, ekran)


Perşembe
7.15-8.15 kahvaltı ve okul hazırlığı
8.15-8.40 okula gidiş dönüş
8.40-9.00 kahvaltı, masa toplama
9.00-11.40 temizlik ve (veya) market alışverişi
11.45-12.00 Eren’i okuldan alıp eve gelme
12-14 öğle yemeği ve beraber zaman
14.15-14.30 Dila okuldan alıp eve gelme.
14.30- 15.30 Dila yemek ve dinlenme molası (yemek hazırla vs). Kendime kahve molası.
15.30-18.00 öğleden sonra boş olan tek gün. Bazen hep beraber alışverişe gideriz bazen sadece evde oynuyoruz . Bazen de çocukların oyun randevuları olur. Bu arada mutlaka çamaşır, yemek, ev toplama gibi işler.
18-19 akşam yemeği
19.30-21 yoga dersi
21-22.00 ?
22-23.30 anne baba zamanı
23.30-12 (12.30) okuma (kitap, ekran)


Cuma
7.15-8.15 kahvaltı ve okul hazırlığı
8.15-8.40 okula gidiş dönüş
8.40-9.00 kahvaltı, masa toplama
9.00-10.30 Eren yüZme dersi
10.30-13.00 Eren oyun ablası (benim için evi toplama ve hem öğle hem akşam yemeklerine hazırlık)
13-14 öğle yemeği ve beraber zaman
14.15-14.30 Dila okuldan alıp eve gelme.
14.30- 15.30 Dila yemek ve dinlenme molası (yemek hazırla vs). Kendime kahve molası.
15.45-16.30 Dila yüzme dersi
16.30-17.30 yüzme dersinden çıkış, duş, hazırlık, bahçesinde oyun.
17.30-18 akşam yemeği hazırlığı, ortalık toplanması
18-19 akşam yemeği
19-20 uykuya hazırlık
20.30 çocuklar uyur
20.30-22.00 ?
22-23.30 anne baba zamanı
23.30-12 (12.30) okuma (kitap, ekran)














Share:
Devamı