Kendimi şaşırtmadım ve çok hevesle başladığım bu projede tabi ki başlangıç yazısından sonra hiç bir şey yayımlayamadım. Olsun.
100 günde neler oldu? Aslında hem hiçbir şey olmadı hem de çok şey oldu. Günlük alışkanlıklarımda proje başında hedeflediğim değişiklikler olmadı. Dışarıdan ben yine aynı ben. Ama içeride bin bir fırtına.. Ağır PMS'ler, kocayla kavgalar, arkadaşlarla dertleşmeler, bolca ağlama.. - ay çok dram, hiç ben değil. (ama hepsi de ben) 😱
100 günde neler oldu? Kendimi çok sorguladım, bu blogda yazanları takip ederek çok şey öğrendim. Yapmak istediğim şeyleri neden yapmak istediğimle yüzleştim, neden yapmadığım ile yüzleştim (hala devam ediyor tabi bu). Uzun süredir aklımda olan ama anlattıkça çıkacaklardan korktuğumdan ertelediğim ilk psikolog randevumu aldım. Çok fazla şeyi bir arada bir anda yapmaya çalışarak kendime fazlaca yükleme ve suçlama yaptığımla yüzleştim. En kolayından başlamaya karar vererek baştaki hedeflerimden kitap okumayı seçtim ve onun alışkanlığını kazanmaya başladım. Ertelediğim doktor randevularına gittim. Instagram'a daha az bakmaya başladım ve gördüm ki, ilham olsun diye takip ettiğim şeyler (yoga hesapları, hobilerimle alakalı hesaplar falanlar) aslında bana hep baskı ve ızdırap olarak dönüyormuş.
Depolarıma dair öğrendiğim, bana göre en önemli durum şu: Bir şey yapmak istiyorum diyelim. Kitap okumak olsun. Okumak istediğim merak ettiğim kitapları alıyorum, biriktiriyorum. Sonra diyorum ki "kitap okumam lazım, hiç okumuyorum, kitap okumam lazım, aman da ne zamandır kitap okumuyorum." bu böyle gidiyor. Aldığım kitapları her gördüğümde "yapmam lazım, yapmam lazım, neden yapmıyorum." To-do listlere yazılıyor, hedefler koyuluyor, bazı bazı bloglara yazılıyor (!) Sabah kalkıp kitap okuyacağım diye sözler veriliyor. Ama o kitabı elime alıp da kapağını açmıyorum. İşte bunun nedenini buldum (sanırım).
Zamanla o kadar çok şeyi yarıda bırakmışım ve kendime bununla ilgili kızmışım ki bir "ben hiç bişeyi tamamlayamıyorum, karakterim bu, maymun iştahlıyım" algısı oturmuş. Arada başardıklarımı da saymaz olmuşum. O yüzden bir şeye (kitap örneğinden devam) başlamaktan da korkar olmuşum. "Şimdi kesin bu kitabı da yarıda bırakıcam sonra yine kendime kızıcam" diye elimi atamaz olmuşum. Ha bu da nerde çıktı? O acaba neler çıkacak şimdi diye korktuğum psikolog deneyiminin daha ilk 10 dakikasında çıktı. Tabi ki bunu buldum yendim tamam bitti diyemiyorum. Ama farkına varmak (ya da farkına vardığım şeyi söze dökmek) ne kadar rahatlattı tahmin ediniz!
100 günden sonra neler olacak? Hem hiçbir şey değişmeyecek hem de çok şey değişecek 😏 Artık kendime daha az yükleneceğim. Başlamak isteyince başlayacak, devam ettiremezsem de "napalım yahu şuan bunun vakti değilmiş" deyip geçeceğim bir çok şey için. Hedef koyduğum şeyleri daha küçük ve somut hedeflere bölerek ilerleyeceğim. Yapmak istediğim şeyleri neden yapmak istediğimi daha çok sorgulayacağım.
Belki depoları boşaltmak projesine başlarken amacımız "alışkanlık kazanmayı öğrenmek"ti ama, bu süreç benim için öncelikle "alışkanlık olayına çok da takmamak" süreci oldu. Bunu biraz ilerlettikten sonra belki alışkanlık kazanmak için farklı yöntemlere geçebilirim ama "napalım yahu şuan bunun vakti değilmiş" 😎
Aralık ayı başından beri sevdiklerimin hayatlarında çok güzel gelişmeler oldu. 2019 için ilk düşüncelerim çok olumlu, çok umutlu. Bizim de hayatımızda değişiklikler olacak biliyorum, var gücümle inanıyorum.
2019'da tüm sınıf arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Sınıf başkanımız kahve'ye tekrar teşekkürlerimi iletiyorum bu bloga ön ayak olduğu için. 😘